Aşk, Sevgi, Öz ve Diğer Şeyler - Samsun HaberSamsun Haber

20 Ekim 2020 - 00:41

Aşk, Sevgi, Öz ve Diğer Şeyler

Beni tanıyanlar bilir, en sade, en basit görünen şeye bile bir nebze şüpheli bakar sorgularım.

Aşk, Sevgi, Öz ve Diğer Şeyler
Son Güncelleme :

16 Haziran 2020 - 2:17

Beni tanıyanlar bilir, en sade, en basit görünen şeye bile bir nebze şüpheli bakar sorgularım. “Acaba görünenin arkasında göremediğim bir şeyler var mı?” derim. Hastalık boyutuna ulaşmadığı sürece aslında gayet bilimsel bir bakış açısıdır bu ve herkese tavsiye ederim. Sorgulamak iyidir.

Son zamanlarda uzaktan izleyip sorguladığım şeylerden birisi uzak doğu felsefelerinin / dinlerinin modernize edilmiş hallerinin ülkemizdeki yansıması olan akımlar. Bunun en güzel örneklerini Leyla Kuk arkadaşımız zaten bu sayfalarda aktarıyor bizlere. Kendisi ile bu konuları yüz yüze konuşma fırsatı bulamamıştım, bu da vesile olsun.

Söz konusu felsefik akımların temel kavramları; Sevgi, Aşk, Öz, Olmak, Bir Olmak vb. İlk bakışta -“ee, ne var bunda?” denilebilir, sevgiden aşktan kime zarar gelir? Evet Sevgi, Aşk ve benzeri kavramlar pozitif kavramlar ama insanı insan yapan, insanı diğer canlılardan ayıran en büyük farklardan birisi sorgulaması, hak araması, mücadele etmesi. Özetle insan aktiftir bu dünyada pasif değil. Ancak dünya tarihini ezen – ezilen , sömüren – sömürülen biçiminde okuduğumuzda, egemenlerin, bütün dinleri / akımları ortaya çıktıklarından bir müddet sonra ele geçirip kendi işlerine gelecek şekilde özünü değiştirdiklerini görebiliriz. Sevgi, Aşk Öz… evet ama dünyada açlık, yoksulluk, şiddet kol geziyor. Ölmüş bebeklerin karaya vuran bedenlerini gördük hepimiz.

İçsel yolculuk veya içe dönme, içe bakış gibi ifadeler genel olarak bu felsefik akımların ortak özelliği. İtiraz ettiğim nokta da tam olarak burası. İnsanın kendini tanıması, bilmesi, aslında ne olduğunu bulması en ideal şey elbette. Ama buradaki handikap insanı kendi içine çevirirken dış dünyadan soyut bir meta haline getirmesi. Dış dünyada zulüm kol geziyor ve zulme dur demeyip içe yolculuk yapılıyorsa o yolculuk yolculuk değil, kaçıştır. Bir çeşit uyuşturucudur. Gerçekler karşısında kafayı kuma gömmektir. Yani bu tür akımların aktif insanı pasifize etmek, gerçek hayattan uzaklaştırmak gibi bir handikapı vardır.

Uzun zamandır sendikacılık yapan Leyla arkadaşımız için “hak aramıyor, mücadele etmiyor, pasifize olmuş” desem beni ilk kendim kınarım. Elbette Leyla bu tuzağa düşmemiş, ancak bu böyle bir tuzak olduğu gerçeğini değiştirmez. Özünü aramak ile toplumdan izole olmak arasında çok ince bir çizgi var ve bu çizgiyi, daha doğrusu dengeyi doğru kurabilmek için insanın oldukça donanımlı olması gerek. Yoksa handikap olarak öne sürdüğüm şey bir anda tuzak olur, özünü arayan insan tuzağa yakalanmış fareye döner. İnsan mücadele ettikçe güzelleşir, hakkını yedirmedikçe insanlaşır, toplumdaki diğer insanlarla dayanışma içerisine girerse BİR olur. Bunun yolu da haksıza haksız, zalime zalim demekten geçer, içe yolculuktan değil.

Sevgi ve Aşk ile kalın 🙂

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Samsun Star 16 Haziran 2020 / 17:05 Cevapla

Öze dönerken elbette etrafta olup bitenden haberdar olmak gerek. Ama bu kişiden kişiye göre değişebilir 😉