Eğitimde Öğrenci ve Âile  | Samsun HaberSamsun Haber

5 Aralık 2020 - 01:48

Eğitimde Öğrenci ve Âile 

Eğitimde Öğrenci ve Âile 
Son Güncelleme :

21 Ekim 2020 - 22:02

Eğitimde Öğrenci ve Âile 

Aktif öğretmenlik mesleğimdeyken bazı velileri dinliyordum. Çocuklarından şikâyet ediyorlardı.

Hocam ders çalışmıyor, yaramazlık yapıyor, sözümüzü dinlemiyor… Şikâyetler uzayıp gidiyor!

Biz ise “Pekâlâ sizler anne ve babanızın sözlerini dinliyor muydunuz?” diye soruyorduk.
Aldığımız cevap:

“-Biz dinlemedik ve okuyamadık, onlar bizi dinlesinler; okusunlar, bizim gibi olmasınlar istiyoruz.”

Hani güzel bir söz var. “Karanlığa kızmaktansa bir mum yakmak iyidir.”
O halde biz eğitimcilere büyük görevler düşüyor.
Öğretmenlik mesleği şikâyet etmek değil, problemleri çözmek konumunu gerektiren bir meslektir.

Hep duyarız,”Mum dibine ışık vermez.” derler.
Acaba öyle midir?
Ben “Mum dibine ışık verir.” diyorum. Nasıl mı?
Eğilince.
O zaman hepimiz çocuklarımıza eğileceğiz. Nasıl mı? Onlara bu konuda rehberlik yaparak.

Burada ailelerle de birkaç noktayı paylaşmak isteriz.

1.Öncelikle bizlerin yetiştiği dönem, şartlar ve imkânlar ile çocuklarımızınki çok farklı. Bizler kendi yaşadığımız hayat şartlarını çocuklarımıza dayatmanın onlara kabul edilemeyecek bir teklif olduğunu kabul etmeliyiz. Çünkü farklı zaman dilimlerinin insanlarıyız. Hele son zamanlarda çokça üzerinde durulan Z kuşağı var ya; çok farklı özellikler ve taleplerle karşımızda duruyorlar. Onları anlamalı, dinlemeli ve kabiliyetleri doğrultusunda önlerine seçenekler koymalıyız. Onları yöneten değil, yönlendiren; sınırsız bir bilgi ağında doğru ve yanlışı fark ederek doğru seçimlerinde onlara rehberlik etmeliyiz. Dayatmacı ve tek tip bir eğitim programından, paylaşımcı ve özgün bir eğitim programına geçilmelidir.

2.Bizler okuyamamışız ve haklı olarak çocuklarımızın okumasını istiyoruz. Çok istediğimiz doktor olmak, mühendis olmak v.b. mesleklere kavuşamamışız, ancak fırsat elimize geçmiş, mutlaka çocuğumuz bizim olamadığımız mesleği seçmeli ve doktor, mühendis v.b. olmalı. İşte yanlışın başladığı nokta! Niçin anne ve babanın istediği meslek de, çocuğun istediği ve kabiliyetlerine göre seçtiği meslek değil? Bu dayatmacı anlayıştan vaz geçmeli, çocuklarımıza yol gösterici müspet teklif ve alternatifleri ebeveyn olarak önlerine birer seçenek olarak koyabiliriz. Ancak zorlayıcı bir anlayışla değil, paylaşımcı bir yaklaşımla.

3.Anne ve babaların en çok atladıkları çocuklarının algılama yöntemleridir. Her çocuk farklı bir öğrenme yöntemi ile öğreneceği için, anne ve babalar çocuklarını kendi algılama yöntemiyle öğrenmeye zorlamaları, istenilen neticeyi vermiyor. Her fert, özgün ve özgür bir bireydir. Toplumda her bireyin sorumlulukları için farklı bir yeri ve konumu vardır. O sorumlulukları taşımaları ve konumlarını oluşturmakta onların kabiliyetlerine pranga vurulmamalıdır.

4.Yıllarca çocuklarla yaptığımız görüşmelerde en çok emir cümlelerinden nefret ettikleri görülecektir. Ders çalış. Şunu yap. Bunu yama… gibi. Halbuki onların kabiliyetleri ve istekleri doğrultusunda ve paylaşımcı bir yöntemle, nedenini açıklar ve niçin yapmalıyız sorularını izah edersek sevk ve idare etmek çok etkilidir.

5.Çocuklarla mutlaka istişare yapmak ve onların fikirlerine değer vermek ve birlikte alınan kararları uygulamak onların değer verildiği kanaatlerine hizmet edecektir. Göreceksiniz her şeyin farklılaştığını ve kolaylaştığını hissedeceksiniz. O zaman vakit geçirmeden aile içi ve dışı kararları alırken onları da dahil edelim.

6.Çocuklara bazı kararların ve kuralların koyulmasında, o karar ve kuralları onlara aldırmak ve tatbikatına çalışmak da çok etkili bir yöntemdir. Mesela günlük çalışma planlarını siz değil onlar planlasın, göreceksiniz kendi aldığı karar ve kurallara daha kolay uyacaklardır.

Bâkî ÇİMİÇ
bakicimic52@gmail.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.