Önemli olan “sen” sin… « Samsun Star Haber

20 Haziran 2021 - 01:18

Önemli olan “sen” sin…

Önemli olan “sen” sin…
Son Güncelleme :

02 Haziran 2021 - 20:04

Hayat, kimine göre sancılı bir dönem, kimine göre sabır odaklı bir soluk, kimine göre başarı, kimine göre anlamsız, kimine göre sadece paradır…

Sorulduğunda, nedense çoğumuz her daim önce şikayetlerimizden bahsetmeye başlarız. Maddi yıkımlarımızdan, insanların üzmesinden, yaşam şartlarının uygunsuzluğundan, hastalıklarımızdan, anlaşılmadığımızdan yahut  şanssızlığımızdan yakınırız. Elimizin altındaki güzellikleri, nefes kadar yakın, şeffaf hoş duyguları itikler, avcumuzdaki şahane varlığımızı üfleriz. Uçup giden manevi zenginliğin, yaşarken dahi farkında olmayız.

Her sabah kurulmuş saat gibi kalkarız. Sağlıkla uyanmış olmanın hatta yaşıyor olabilmenin sevincini yaşamak yerine, sürekli söyleniriz. Of, üf diye başlayan olumsuz cümleler ile pozitifliğe karşı gardımızı alırız. Yarın yine iş, yine uykusuzluk, yine monotonluk diye kapattığımız gözlerimizi, daha berbat bir ruh hali ile açarız. Çünkü akşamından yarının karamsarlık  biletini kesmiş bulunmaktayız.
Örneğin; Aynı yere giden iki insan çok farklı duygular yaşar. Birinin gördüğü cennet, diğerine çok sıradan bir doğa olarak yansır. Biri orada yaşamayı düşlerken diğeri gelişinin bile  gereksiz olduğunu düşünür.
Her iki kişinin, oraya varmadan büründükleri ruh hali, işte bu tezatlığı ortaya çıkarır. Memnuniyetsiz yaşayan ruh, önyargı ile gittiği  yerden hiç bir mutluluk hissetmeden geri döner. Oysa daha yola çıkmadan göreceği yeni yerin heycanını, sevincini yaşayan kişi, varacağı yeri çoktan sevmiştir.

Sahiden neye karar verirse zihin, ruha ulaşan da odur. Seçme hakkı, güç, enerji, iyilik hali, sağlık, sevgi dolu olmak bizim elimizde. Çevremizi tatmin etmek için yaşamamalıyız. Ben mutluysam, mutlu edebilirim. Ben ne kadar az beklentiye girersem, o denli az hayel kırıklığı yaşarım. Ben nefretten uzak kalırsam, negatiflikten arınırım. Yani, herşey ‘ben’ de saklı.

O zaman;
Gülümsediğini anlamayandan uzak duracaksın. Her defasında anlaşılmayı beklemeyeceksin. Hayatın sadece dertten ibaret olduğunu düşünenlere, enerjini harcamayacaksın. İlişkilerinde sürekli sorun üretenlere bir dakikanı bile bağışlamayacaksın. Kendinin farkında olmayan, eminim senin de farkında olmayacaktır. Haddini bilmeyenleri duymayacaksın. Ufacık konuları, bir gemi dolusu sorun haline getirenleri, gönül defterinden sileceksin.
Mesela, sabah mahmurluğundan öpeceksin, yüreğinin ritmine koyduklarına sarılacaksın. Herşeye rağmen doyumsuz sevmenin, sevilmenin huzurlu büyüsünde yüzeceksin. Mutluluk veren sesleri hissedeceksin.

Aslında insan;

“İçimdeki çocuğu,
Beni seviyorum.
İyi ki varım.
İyi ki ben benim.
Ne mutlu!
Çok mükemmel değilim.
Ama benden bir tane daha yok!
Beni seven böyle sevsin!
Sevmeyene de zaten yol verdim, gitsin!”
(Can Yücel) diyebilmeli…

Mutlu olmak varken, onca güzel duyguları, sevgi dolu yüreğini, iyimserliğini, pozitif enerjini, saygını, varlığını, sağlığını, zamanını harcatmayacak, ezdirmeyecek, yok sayılmasına izin vermeyeceksin. ! Sabrını dahi, olayın sonucuna odaklı değil, süresindeki şartlarına uygunlaştıracaksın. “İnsan kendi mutluluğunun mimarıdır.” (E.Ş.)
Öyleyse mucizelere inanacaksın.. Öğreterek ruhuna dokunanları önemseyeceksin, iyi ki varlar diyeceksin…

Çünkü sen her şeye rağmen, hep ‘önemlisin’!
Elif ACAR

İnstagram: elifacar_e (blog yazarı)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Google News

Samsun'da Hava Durumu

Samsun'da Namaz Vakitleri
Google News