Unutulmayan Öğretmen | Samsun HaberSamsun Haber

28 Ekim 2020 - 08:22

Unutulmayan Öğretmen

Adam 48 yıl önceki ilkokul öğretmenini parkta görünce, utanarak yanına yaklaşıp “Hocam beni tanıdınız mı?” dedi.

Unutulmayan Öğretmen
Son Güncelleme :

14 Ekim 2020 - 14:58

Unutulmayan öğretmen

Unutulmayan, işinin ehli ve kaliteli öğretmen olmak çok farklı meziyetler ister. Elbette insan olarak beşerî zaaflarımız olabilir. Ancak mesleğimiz itibarıyla donanımlı olmak ve insanı şekillendirmek için mesleğimizin inceliklerini öğrenip uygulamaya geçirmek önemli bir birikim ve tecrübe ister. Sabır ve tahammül öğretmenlik mesleğinin en önemli davranışları olsa gerer. İnsanın hayatına unutulmaz izler bırakmak ve değer katmak belki de hayatta en kıymetli işlerden birisi olmalıdır. Öğrencilerin akıl, kalb ve ruhlarına dokunmak ve hayat boyu onların unutamayacağı hikmet dolu izler bırakmak bir eğitimcinin en önemli gayesidir diye inanıyorum. Mesleğimiz boyunca bunu ne kadar başarabildik bilemiyorum, ancak başaranlar olduğunu biliyorum. Mesela okuduğum bir kitapta etkilendiğim bir hayat tecrübesini paylaşmak isterim. Hayata pozitif etkisi olan ve bize “Unutulmayan Öğretmen” başlığını attıran, inandığım kadarıyla yaşanmış olma imkânı yüksek olan diyalog şeklindeki bu hatıra şöyle:

“Adam 48 yıl önceki ilkokul öğretmenini parkta görünce, utanarak yanına yaklaşıp “Hocam beni tanıdınız mı?” dedi.

İhtiyar öğretmen:

  • “Hayır tanımadım.” Diye cevap verir.

Adam:

  • Hocam nasıl tanımazsınız!.. Ben ilkokul öğrenciniz M….A…. Hocam sınıfımızda bir arkadaşın saati kaybolmuştu. Ben almıştım. Siz de “Herkes kalksın ve ellerini tahtaya dayasın, arama yapacağım!” demiştiniz. Ben utanmış̧ ve çok korkmuştum. Sizin ve arkadaşlarımın yüzüne nasıl bakacağım diye soğuk terler döküyordum. Sizden bir komut daha geldi.

“Şimdi herkes gözlerini kapatsın.” Ortalarda bir yerdeydim. Aranma sırası bana gelmişti. Saati cebimden sessizce almış̧, devamla, aynı sessizlik içinde son arkadaşa kadar aramayı sürdürmüştünüz. Sonra bizi yerimize oturtup bana ve hiç̧ kimseye hiç̧ bir şey söylemeden saati sahibine vermiştiniz. Büyüdükçe içimde büyüttüm bu davranışınızı…

Hocam ben simdi 60 yaşındayım. Düşünüyorum da şu hayattaki en büyük dersi, o gün sizden almışım. Her aklıma gelişinde sarsıldım ve her aklıma gelişinde kendimi sizden kalan erdemin koruyucu gölgesinde hissettim.

“Utancı bilerek yaşamak korkunç̧…Daha da korkuncu, bilerek yaşatmak.” derler. Hocam siz bana o utancı yaşatmadınız.

Yaşasaydım unutur muydum, doğrusu bilmiyorum. Ama beni utandırmamanızı hiç̧ unutmadım Hocam. Şimdi hatırladınız mı beni?

İhtiyar öğretmen yan yana oturdukları bankta öğrencisine yaslanarak:

  • O olayı ertesi gün unutmuştum ben. Şimdi sen anlatınca hatırladım.

Sizlere “gözlerinizi kapatın” dediğimde ben de gözlerimi kapatmıştım. O yaştaki her çocuğun düşebileceği yanılgıya düşen öğrencime karşı içimde bir yargı oluşsun istememiştim.

O sen miydin? Bilmiyordum, nasılsın?” (Meğer öğretmen de gözleri kapalı aramış.)

İşte böyle dostlar. Keyfiyetli insan olmak, daha da önemlisi öğretmen olmak her kişinin kârı değil, er kişinin kârı olsa gerek! İnsanların hayatında unutulmaz hatıralar bırakmak, hele hele hayatına dokunacak davranışlar yapmak hayatta belki de en kıymetli davranışlar diye inanıyorum. Bir öğretmen olarak benim hayatıma dokunan ve çok ders çıkardığım bu yaşanması mümkün hayat dersinden bir nebze de olsa ders çıkardığımı itiraf etmek isterim.

İnşâallah kaliteli, unutulmayan ve öğrencilerinin hayatında iz bırakan öğretmenlerin sayısının artması dileğiyle… Hoşcakalınız.

Bâkî Çimiç

bakicimic52@gmail.com

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.