Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 2 | Samsun HaberSamsun Haber

24 Kasım 2020 - 18:55

Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 2

Yazımın ilk bölümünde sömürge imparatorluklarından bahsetmiştim.

Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 2
Son Güncelleme :

19 Kasım 2020 - 22:15

Yeni dünya düzeninde özgür müyüz kölemi yazıma kaldığım yerden devam edelim. Yazımın ilk bölümünde sömürge imparatorluklarından bahsetmiştim. Almanya’nın sanayi devrimini geç tamamladığını ve 1. Dünya Savaşının asıl nedeninin Osmanlı topraklarını paylaşmak olduğunu söylemiştim. Peki neden gözler Osmanlı İmparatorluğunun topraklarındaydı. Bu sorunun cevabını elbette bir çoğunuz biliyorsunuz. Doğal kaynaklar…

Sanayi devrimi ile petrol ve petrolün önemi de keşfedilmişti. Coğrafyaya baktığımızda en önemli petrol yatakları da Osmanlı İmparatorluğu toprakları içerisinde bulunuyordu. Ki günümüzde de hala ortadoğudaki petrol yatakları emperyalist güçlerin himayesinde ve batılı şirketler tarafından çıkarılıp dünya pazarına sunulmaktadır.

1.Dünya Savaşı sonucunda dünya askeri olarak çok farklı bir ivme kazandı. İlk başlarda teknoloji sadece askeri alanların geliştirilmesinde kullanılıyorken 2. Dünya Savaşı sonrasında dünya çok büyük bir yıkım yaşadı. Bu yıkımda elbette teknolojik silahların, bombaların rolü çok büyüktü. Amerika tarafından Japonya’ya atılan iki atom bombası 2. Dünya savaşını bitirmişti.

Konumuz savaş tarihleri olmadığı için bu iki büyük savaşla ilgili ayrıntılara da girmiyorum. Belki başka bir yazımda bu konuları irdelerim.

Sonuç olarak dünyanın yaşamış olduğu bu iki büyük savaş milyonlarca insanın ölmesine, sakat ya da evsiz kalmasına yol açtı. Geride büyük bir enkaz kaldı. İnsanlık savaşmaktan yorulmuştu. Ve artık yeni dünya düzeni kurulmuştu.

Soğuk Savaş…

Devletler askeri alandaki teknolojik gelişmeleri diğer sektörlerde de kullanmaya başladılar. Artık en önemli şey bilgiydi. Bilgiyi elde eden daha güçlü olma yolunda büyük bir adım atıyordu.

Soğuk savaşta toprak işgal etmek yoktu ama yine sömürgeleştirmek vardı. Peki nasıl sömürgeleştireceklerdi..

2.Dünya savaşından sonra soğuk savaş döneminde ABD’de 1947 yılında Başkan Harry Truman tarafından CIA kuruldu. Amerikan istihbarat örgütü CIA dünya çapında birçok gizli görevde bulundu.

Aynı şekilde RUSYA buna karşılık olarak 1920’lerde kurulan Çeka teşkilatını geliştirerek 1954’de KGB’yi kurmuştur. 1948 yılında kurulan İsrail devleti 1949’da hemen İsrail istihbarat örgütü MOSSAD’ı kurmuştur. Türkiye’de MİT’in kuruluşu 1965’lerdir. Ve birçok devlet dış istihbarat servislerini oluşturmuştur.

Bu servislerin görevleri elbetteki ülkelerine gelebilecek herhangi bir tehlikeyi önceden öğrenip berteraf etmekti. Bunun yanında diğer büyük görev ise bilgiyi ele geçirmek. Bunlar görevlerini yapmaya devam ediyor.

Bilgiye ulaşmanın en büyük yolu eğitimdir. Eğitime, ARGE’ye ayrılan, harcanan bütçeler ne kadar büyük olursa eğitim de, bilim de, teknoloji de o denli büyür, gelişir ve ilerler. Bunun için her alanda en iyi eğitimi vermeli vasıflı, nitelikli bireyler yetiştirmeliyiz. Yetişen nitelikli bireyleri de ülkemizde tutabilmek için herşeyi yapmalıyız.

İşte günümüzde bilgiye, teknolojiye sahip olan ülkeler yine diğer ülkelere hükmediyor. Onları sömürgeleştiriyor. Toprak işgal etmiyor ama kendi toprağında seni köle gibi çalıştırıyor..

Şimdi dünya genelinde başlıca markalara bakmanızı öneriyorum. Avrupa’dan Amerika’ya, Uzakdoğu’dan Rusya’ya ve ülkemize… Bakabildiğiniz kadar bakın.. Sadece araba markalarıyla kalmayın. Birçok sektörde birçok marka var. Marka deyince aklımıza hemen araba ya da cep telefonu geliyor. Hayır hayır bir de sağlık alanında, tıp alanında, cerrahi alanda markalara bakın, makina sanayine bakın. Araştırın, okuyun… Biz bunun neresindeyiz ? Yeni dünya düzeninde özgür müyüz ? kölemi ? kararı buna göre siz vereceksiniz.

SON SÖZ

Yeni dünya düzeninde bilime, teknolojiye ne kadar hakimsen, kendi imkanlarınla ne kadar üretebiliyorsan işte o kadar özgürsün….

EĞİTİM ŞART

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nurhan KESKİN 20 Kasım 2020 / 10:22 Cevapla

Acı gerçeklerini gözler önüne seren, farkındalık yaratan muhteşem bir yazı olmuş, yüreğine kalemine sağlık..

Saygılar, sevgiler, selâm ve dua ile..

    Tuncer KESKİN 20 Kasım 2020 / 20:31 Cevapla

    Çok teşekkürler Nurhan hanım. Farkındalık yaratabildiysem ne mutlu bana..

Elif ACAR 19 Kasım 2020 / 22:49 Cevapla

Çok yerinde, dozunda vurgulayıcı bir yazı olmuş Tuncer bey, tebrik ediyorum.. Bu konulu 1 ve 2 olarak sıralı yazılarınızı okumak aslında bilsek de çok da farkına vararak kendimize söylemeye çekindiğimiz gerçek ile yüzleşiyoruz. Evet özgür müyüz köle mi? Bu muazzam açık net bir yazı ile cevabı görmemek elde değil zaten, dilerim herkes okur ve düşünceleri ya da görmek istedikleri ile gerçekleri karşılaştırabilirler.. Her şey aslında nasıl da şeffaf ve net! Kattıklarınız teşekkür ederim kendi adıma🙏👏

    Tuncer KESKİN 20 Kasım 2020 / 20:30 Cevapla

    Değerli yorumlarınız için ben teşekkür ederim Elif hanım…