Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 1 | Samsun HaberSamsun Haber

2 Aralık 2020 - 09:29

Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 1

Yeni Dünya Düzeni…

Yeni Dünya Düzeninde Özgür müyüz Köle mi ? – 1
Son Güncelleme :

23 Ekim 2020 - 13:41

İnsanoğlu bilinen 5000 yıllık tarihi boyunca hep savaşmıştır ve hala da savaşmaya devam etmektedir.

Şöyle bir düşündüğümüz zaman savaşmak sanki insan denilen varlıkla özdeşleşmiştir. Dünya savaş tarihini incelediğimizde bu 5000 yıl içerisinde toplam sadece 250 yıl gibi savaşsız bir dönem geçmiştir. Bu da elbette kesintisiz bir süre değil barış dönemlerinin toplamıdır.

Peki insanoğlunun savaşma nedeni neydi diye bakacak olursak karşımiza ne çıkıyor. Bunun nedeninin en başında gelen şey kaynaklara sahip olmak ve elde edilen kaynakları koruyabilmek için güçlü olmak.

İşte bu nedenler kültürleri karşı karşıya getirmiş ve güçlü olan güçsüzü her zaman ezmiş onu köleleştirmiş, sömürge haline getirmiştir.

Sanayi devriminden önce savaşlar beden gücüyle baltayla, kılıçla yapılıyorken sanayi devriminden sonra ateşli silahlar devreye girmiştir.

Bilindiği üzere sanayi devrimi Avrupa coğrafyasında başlamıştır. İngiltere Güneş batmayan imparatorluk unvanını bu dönemde almıştır. Okyanus ötesi farklı kıtalarda birçok sömürge devletler ele geçirmiştir. Buralarda yaşayan Milletler onlar için sadece köle olarak çalışacak insanlardan ibarettiler.

Sanayi demek hammadde demekti. İhtiyacı olan bu hammaddeleri sömürge devletlerin topraklarından yine orada yaşayan insanların beden gücünü kullanarak çıkarıyor ve kendi ülkesine taşıyorlardı.

Sömürge imparatorluğu kuran tek ülke İngiltere değildi elbette. Fransa, İspanya, İtalya, dönemin en büyük sömürge imparatorluklarıydı.

Osmanlı İmparatorluğu duraklama ve gerileme dönemini yaşarken İngiliz imparatorluğu hızla büyüyor ve yeni sömürgeler ele geçiriyordu. O dönemde Amerika kıtası da yeni keşfedilmiş İngiliz kolonileri Amerika’ya yerleşmeye başlamış ve yerli halkı katletmeye başlamıştı bile. Amerika tarihi farklı bir konu olduğu için çok fazla irdelemeyeceğim. Ama kısaca şunu söyleyebilirim ki beyaz adam Amerika kıtasına ölüm getirdi. Yüzbinlerce Kızılderili ve kıtanın yerli halkı acımasızca katledildi.

Sömürgeleşen en büyük kıta iste hepinizin bildiği gibi Afrika, Avustralya ve Güney Amerika’ydı. Bu kıtalarda günümüzde yaşayan devletlerin resmi dillerine ve dinlerine bakarsanız ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız. Çünkü sömürgeleşen milletler hem dilini hem de dinini kaybetmişlerdir. Bu ülkelerde konuşulan dillere baktığınızda çoğu İngilizce, Fransızca ve İspanyolcadır. İşte bunlar sömürgenin kapanmayan izleridir.

Birinci Dünya Savaşı’nın asıl sebebi de yeni sömürge devletleri bulabilmek ya da var olan sömürge devletleri yeninden paylaşmaktı. Çünkü Almanya Sanayi devrimini diğer Avrupa ülkelerine göre çok geç tamamlamıştı ve başını kaldırıp baktığında sömürge yapabileceği çok fazla bir toprak yoktu. Gözler üç kıtaya yayılmış olan Osmanlı topraklarındaydı.

Osmanlı İmparatorluğu Almanya’nın değil de İngiltere’nin yanında da savaşa girmiş olsa yine de kaybedecekti. Çünkü az önce dediğim gibi 1. Dünya Savaşı’nın asîl nedeni Osmanlı imparatorluğunun topraklarını paylaşmaktı.

Nitekim 1. Dünya Savaşı’nda değişen coğrafyalara bakarsanız toprak kaybeden tek ülke Osmanlı İmparatorluğudur. Savaşı asıl kaybeden Almanya olmasına rağmen elinden bir metrekare toprak çıkmamıştır. Anlaşmalarla silahsızlandırılmaya çalışılmıştır ki bunun tutmadığını da 2. Dünya Savaşı’nda görüyoruz.

Sizleri sıkmamak adına yazımı burada sonlandırıyorum. Yazımın ikinci bölümünde Yeni Dünya Düzeninde Özgürmüyüz Kölemi konumuza kaldığımız yerden devam edeceğim.

Yeni yazımda görüşmek üzere…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Nurhan KESKİN 23 Ekim 2020 / 19:59 Cevapla

Dünyanın acı gerçeklerini gözler önüne seren ve geçmişi daima hatırda tutarak, ders alarak yaşamamız gerektiğini hissettiren muhteşem bir yazı olmuş, yüreğine kalemine sağlık..

Saygılar, sevgiler, selâm ve dua ile..

Erdal Ünal 23 Ekim 2020 / 14:05 Cevapla

Merak ve ilgi ile bekliyoruz…