Zombiler, Tuz ve Teknoloji « Samsun Star Haber

16 Ocak 2021 - 08:34

Zombiler, Tuz ve Teknoloji

Hikâye ve kıssalar, hakikate birere merdiven ve basamak olarak kullanılır.

Zombiler, Tuz ve Teknoloji
Son Güncelleme :

16 Aralık 2020 - 15:00

Zombiler, tuz ve teknoloji

Hikâye ve kıssalar, hakikate birere merdiven ve basamak olarak kullanılır. Yaşanmış olması ve yaşanmaması çok da önemli değildir. Daha çok insana ibretli dersler verir. Veya insanlar anlatmak istediklerini böylece akla yaklaştırmaya ve vermek istediği mesajı kuvvetlendirmeye çalışırlar. Bizler de zaman zaman bu metodu kullanmaya çalışıyoruz. Şimdi de böyle bir hikâye ile meramımızı ifade etmeye çalışalım.

Amerika’nın Arizona eyaletinde zengin maden ocaklarının sahibi en büyük masrafın işçilere gittiğini görünce bu masrafları aza indirmek için bir takım yollar aramaya başlar ve çok zaman geçmeden bulur.

Bulduğu bu çözüm; insan hafızasını silip, onları düşünemez hale getirip, her istediğini kusursuzca yapan bir robot haline getiren bir ilâçtır.

Bu ilâcın birkaç damlasını içtikleri çaylara, sulara, yenilen yemeklere damlattı mı olay tamamdır. Gözüne kestirdiği insanlara o ilâçtan verince adamlar bütün fonksiyonlarını kaybediyorlar. Gece yarısı tenha bir zamanda işçileri oradan çıkarıp çiftliğine götürüyor ve onlara orada ikinci bir ilâç içiriyor. İlâcı içen kişiler tekrar ayağa kalkıyor, hiçbir şey düşünemiyor sadece maden ocağı sahibinin emirlerine uyuyorlar. Maden sahibi bu sayede düşünemeyen ve emirleri yerine getirilen bir ‘zombi ordusuna’ sahip oluyor. Bunlar düşünce kabiliyetini ve muhakeme güçlerini kaybetmiştirler. Artık maden sahibi büyük bir masraftan kurtulmuş kazancına kazanç katıyormuş. Zombilerin akıllarını başlarına getirecek yegâne madde “TUZ” muş. Maden sahibi ihale için başka bir ülkeye gitmiş.

Çiftlikte bıraktığı eşi çok şefkatliymiş. Eyalette kurulan karnavala onlar da eğlensin diyerekten adamlarını bir gün toplamış ve karnavala gitmişler. Eğlencelik olsun diye de onlara fıstık almış. Fıstıklar da haliyle tuzluymuş. Fıstığı yiyen zombilerin akılları başlarına gelmiş ve sorgulamaya başlamışlar. Böylece muhakeme gücünü elde edenler diğer arkadaşlarıyla da bunu paylaşmak isteseler de, “Sen patrona karşı mı geliyorsun!” diye tepkilerle karşılaşmışlar, sonuçta belli bir miktar da buldukları tuzları bazılarına yedirmişler. Hikâyeyi burada bitirelim.

Bir toplumun en büyük insan gücü ve kaynağı gençlerdir. Gençliği olmayan toplumlar çökmeye mahkûmdur. Ülkeler gelecek asırları da dikkate alarak en büyük kaynaklarını insana, yani eğitime harcıyorlar. Eğitim, insanın tekâmül etmesinde ve hayata hazırlanmasında en önemli faaliyettir. Düşünen, araştıran ve yeni yaklaşımlarla projeler üreten gençlik, çok iyi bir eğitimden geçmek zorundadır. Ancak gençliğimizin de çıkmaz problemleri olduğunu biliyoruz. Özellikle teknolojinin gençlerimiz üzerinde menfi bir etkisi olduğunu en yakınlarımızdan ve âilelerin bize aktardıklarından şahidiz. Zamanının büyük bir kısmını sosyal medyada geçiren, sorumluluk almayan, âile içinde sorumsuz davranışlarla devamlı çatışma içinde davranışlar gösteren gençlerimiz ile âileler baş edemez duruma gelmişler. Çok muzdarip vaziyetler yaşandığına bizler de şahidiz. Görüştüğüm ve konuştuğum gençler; âilelerinin kendilerini anlamadıklarını, özel hayatlarına müdahale edildiğini, gençliğini özgürce yaşamak istediğini, buna ancak sosyal medya ile kavuştuğunu, sosyal medya olmadan hayatın bir önemi olmadığını ifade ediyorlar. Dahası da var, ancak bu kadarı gençlerimizin düştüğü girdabı anlatmaya yeterli diye düşünüyorum. Bizler böylece çocuklarımızı ve gençlerimizi birer birer kaybediyoruz. Elbette toptancılık yapamam, ancak böyle bir vakayı da görmezden gelemeyiz. Bir kısım gencimizin teknoloji ve sosyal medya vesilesiyle sanki hikâyede bahsedilen zombiler vaziyetine geldiği de ciddî bir problem.

Pekâlâ, neler yapılabilir?

Burada âilelere çok büyük vazife düşüyor. Anne ve babalar çocuk yetiştirme konusunda muhakkak eğitim almalılar. Çocuklarımıza küçük yaşta temel prensipleri anlatmalı, uygulamada anne-baba ittifak içinde olmalıdır. Teknolojiden mümkün mertebe uzak tutulmalı, daha doğrusu çocukları teknoloji bağımlısı hâline getirmemeliyiz. Âileler teknolojiyi zaman kazanma aracı olarak ölçüsüz bir şekilde çocukların kullanımına verirse vahim sonuçlar ile karşılaşılabilir. Gençlerimizde karşılaştığımız davranış ve kişilik bozukluklarının altında yatan sebeplerin en önemlilerinin birisi de kontrolsüz teknoloji kullanımı olabilir.

İkincisi çocuklarımıza teknoloji kullanma eğitimi verilebilir. Belirli saatler koyulabilir ve sınırlı eğitici ve öğretici alanlarda gezmesine imkân verilmelidir. Ha hep, ha hiç mantığı doru değildir. Yasaklamak da çözüm olmadığına göre denetlenerek işi ciddiye almak sanırım problemi en aza indirecektir.

Okulda verilen eğitim-öğretim tek taraflı değil, değerler eğitimi ile birlikte verilirse çocuklarımızın hem aklına, hem de ruhuna hitap edilmiş olur. Bu yol çocukların yetişmesinde ve otokontrol yapmasında çok etkilidir. Muhakkak âilelerle işbirliği içinde ahlâkî eğitime de ağırlık verilmelidir. Özgür ve hür olmak, insanın en büyük insanî özelliğidir. Ancak bu özgürlük sınırsız değildir. İnsan hem kendine, hem de başkasına zarar vermeden şahane serbest olarak yaşayabilmelidir. Ben başkasına zarar vermiyorum, bu hayat benim, istediğim gibi yaşarım demek hakiki özgürlük değildir. Çünkü insanın her davranışı toplum içinde başka insanlara karşı sorumluluğu gerektirir. Toplum olarak genel kabul görmüş ortak paydalara saygılı olmak ve o değerleri aşındırmamak hepimizin vazifesidir.

Gençlerimiz ve toplumun dertleri ile dertlenen, onlara çözüm üreten insanlar yetiştirmek hepimizin sorumluluğudur. “Bir dert teşhis edilirse, tedavisi kolay olur.” sözünü de hatırlayarak, teknoloji ve sosyal medya zombisi olmamak için “eğitim tuzunu” kullanmak zorundayız. Böylece haklarını bilen ve savunan, ancak başkalarının hakkına ve hukukuna da zarar vermeden yaşayan kaliteli insanlar yetiştirebilirsek toplumsan huzuru da yakalamış oluruz.

Selametle kalınız.

Bâkî Çimiç

bakicimic52@ gmail.com

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Google News

Samsun'da Hava Durumu

Samsun'da Namaz Vakitleri
Google News